Terminal İstanbul, teknoloji girişimlerini, yatırımcıları, küresel şirketleri, genç yetenekleri ve inovasyon ekosisteminin farklı paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak yeni nesil bir teknoloji ve girişimcilik merkezi olarak kapılarını açtı.
Türkiye’nin teknoloji ekosistemi açısından stratejik önem taşıyan bu büyük dönüş ümün yüklenicisi olarak, Terminal İstanbul’un hayata geçirilmesinde görev almanın ve İstanbul’un geleceğine kalıcı bir eser kazandırmanın gururunu yaşıyoruz.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan vizyon doğrultusunda Atatürk Havalimanı’nın yaklaşık 400 bin metrekarelik terminal alanının dünyanın önde gelen teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden birine dönüştürülmesi hedefi ile yola çıkıldı. Merkez bünyesinde yaklaşık 210 bin metrekarelik alanda büyük bir teknopark ekosisteminin oluşturulması planlandı.
Projenin uygulama ve yapım süreçlerinde farklı disiplinlerin koordinasyon içerisinde ilerlediği kapsamlı bir çalışma yürütüldü.
Mevcut bir havalimanı terminalinin yeni nesil bir teknoloji ve girişimcilik merkezine dönüştürülmesi; yapının mevcut karakterinin, yeni fonksiyonların gerektirdiği teknik altyapının ve güncel kullanım ihtiyaçlarının birlikte ele alınmasını gerektiriyor.
Bu kapsamda Terminal İstanbul, klasik bir yapım projesinden farklı olarak mevcut yapıların dönüşümü ve yeniden işlevlendirilmesi perspektifiyle ele alındı.
CVS Project’in mimarlık, uygulama ve proje yönetimi alanlarındaki yaklaşımı doğrultusunda çalışmalar; tasarım kararlarının sahaya aktarılması, farklı uygulama disiplinlerinin koordinasyonu ve yapının yeni kullanım senaryolarına hazırlanması ekseninde yürütüldü.
Büyük projeler yalnızca ölçekleriyle değil, temsil ettikleri gelecek vizyonuyla da değer kazanır.
Terminal İstanbul projesinin yüklenicisi olarak üstlendiğimiz sorumluluğun merkezinde de bu anlayış yer aldı.
İstanbul'un hafızasında önemli bir yere sahip böylesine özel bir yapının yeni fonksiyonuna hazırlanması; uygulama kalitesinden koordinasyona, mühendislik disiplininden detay çözümlerine kadar kapsamlı bir çalışma sürecini beraberinde getirdi.
Projenin her aşamasında, Terminal İstanbul’un taşıdığı stratejik önemin bilinciyle hareket ettik. Hedefimiz yalnızca bir yapım işini tamamlamak değil; girişimcilerin üreteceği, teknoloji şirketlerinin büyüyeceği, yatırımcıların yeni fikirlerle buluşacağı ve geleceğin teknolojilerinin geliştirileceği bir merkezin fiziksel altyapısının oluşturulmasına katkı sağlamaktı.
Bugün Terminal İstanbul’un kapılarını açmasıyla birlikte, üzerinde çalıştığımız alanların artık fikirlerin, teknolojinin ve girişimciliğin buluşma noktasına dönüşmesini görmek bizim için ayrı bir anlam taşıyor.
Terminal İstanbul’un vizyonu, klasik bir teknopark anlayışının çok daha ötesine uzanıyor.
Proje; girişimciler, teknoloji şirketleri, yatırım fonları, üniversiteler, araştırmacılar, genç yetenekler ve uluslararası teknoloji ekosistemi arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluşturmayı amaçlıyor.
Yeni nesil çalışma alanları, girişimcilik programları, kuluçka ve hızlandırma mekanizmaları, AR-GE faaliyetleri, prototipleme ve üretim olanakları ile farklı disiplinleri bir araya getiren Terminal İstanbul'un, Türkiye’den dünyaya açılacak yeni teknoloji girişimleri için önemli bir merkez olması hedefleniyor.
Bu yönüyle proje yalnızca İstanbul’a kazandırılan yeni bir yaşam ve çalışma alanı değil; Türkiye’nin küresel teknoloji ekonomisindeki konumunu güçlendirmeye yönelik uzun vadeli bir yatırım niteliğinde.
Terminal İstanbul’u özel kılan unsurlardan biri de projenin taşıdığı güçlü dönüşüm hikâyesi.
Yıllar boyunca milyonlarca insanın seyahatine tanıklık eden Atatürk Havalimanı terminal yapıları, bugün farklı bir yolculuğun başlangıç noktası oluyor.
Bir zamanlar insanların dünyaya açıldığı bu terminal, artık Türkiye’den doğan fikirlerin ve teknoloji girişimlerinin dünyaya açılacağı bir merkez olma yolunda ilerliyor.
Bu dönüşüm; mevcut yapıların yeni ihtiyaçlara uyarlanmasını, çağdaş çalışma ve üretim alanlarının oluşturulmasını ve geçmişten gelen mimari hafızanın geleceğin kullanım senaryolarıyla buluşturulmasını gerektiriyor.
Yüklenici olarak projenin hayata geçirilmesinde üstlendiğimiz rolü değerli kılan da tam olarak bu dönüşümün parçası olmak.
Terminal İstanbul’un oluşturduğu ekosistemin merkezinde teknoloji üretimi ve girişimcilik bulunuyor.
Yapay zekâdan yazılıma, mobiliteden finans teknolojilerine, savunma sanayiinden ileri teknoloji çözümlerine kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren girişimlerin ve teknoloji şirketlerinin aynı ekosistem içerisinde buluşması hedefleniyor.
Bu yapı sayesinde fikirlerin projeye, projelerin girişime, girişimlerin ise küresel ölçekte rekabet eden şirketlere dönüşebileceği güçlü bir ortam oluşturulması amaçlanıyor.
Terminal İstanbul böylece fiziksel bir mekân olmanın ötesine geçerek bilginin, sermayenin, yeteneğin ve teknolojinin kesiştiği bir inovasyon merkezi olma potansiyeli taşıyor.
İstanbul; coğrafi konumu, insan kaynağı, üniversiteleri, gelişen girişimcilik kültürü ve uluslararası bağlantılarıyla teknoloji dünyasında önemli bir potansiyele sahip.
Terminal İstanbul ise bu potansiyelin fiziksel ve kurumsal bir merkez etrafında güçlenmesine katkı sağlayacak stratejik projelerden biri.
Türkiye’nin teknoloji girişimlerini uluslararası yatırımcılarla buluşturması, küresel teknoloji şirketlerini İstanbul’a çekmesi ve yeni nesil girişimciler için güçlü bir üretim ortamı oluşturması hedeflenen proje, İstanbul’un uluslararası teknoloji ve inovasyon haritasındaki konumunu daha da ileriye taşıma potansiyeline sahip.
Bizim için mühendislik ve yapım; yalnızca fiziksel mekânlar oluşturmak anlamına gelmiyor.
Gerçek değer, ortaya çıkan yapının şehre, insana ve geleceğe nasıl hizmet ettiğinde ortaya çıkıyor.
Terminal İstanbul projesinin yüklenicisi olarak, Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik vizyonunun en önemli projelerinden birinin hayata geçirilmesinde sorumluluk üstlenmiş olmaktan büyük gurur duyuyoruz.
Bugün açılan her kapının arkasında yarının fikirleri, girişimleri ve teknolojileri olacak.
Bir zamanlar Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olan Atatürk Havalimanı, Terminal İstanbul ile şimdi Türkiye’nin teknolojisini dünyaya açan bir merkeze dönüşüyor.
Bu önemli dönüşümün yüklenicisi ve uygulayıcılarından biri olarak, geleceğin inşa edildiği böylesine değerli bir projede imzamızın bulunmasından gurur duyuyoruz.